Genel

4 Mart 2019

Günler çok çabuk gelip geçiyor. Bu haftasonu 3 hafta önce buluşmamız gereken fakat hava muhalefeti ve Viyana’dan gelen arkadaşımla buluşmak zorunda olduğumdan dolayı daha bu hafta buluştum. Saat iki gibi Eminönü’nde buluştuk. Kanada’daki bir arkadaşım için hediye almak istediğimi, bunun için Kapalıçarşı’ya gitmem gerektiğini söylemiştim. Onlar da birlikte gitmeyi kabul ettiler. Tramvaya binip Sultanahmet bölgesine gittik. Oradaki dikilitaşlara baktık ve sonradan Sultanahmet Camii’ne girdik. Ayakkabıları çıkartmak en kötü kısmı. Cami gezeceğimizi bilmiyordum. İçeri girip biraz dolaştıktan sonra dışarı çıkıp Ayasofya’ya gittik. Kendilerinin müze kartı olduğu için ikisi girdi, pek merakım olmadığı için ve giriş kartı alabilmek için uzun sıraya girmek istemediğim için ben dışarıda bekledim, onlar içeriyi biraz gezip geldiler. Yemek yemek için Kapalıçarşı’nın biraz aşağısındaki Virginia Angus’a gitmeye karar verdik. Bu arada da Kapalıçarşı’ya gidip hediye bakalım dedik. Tam içeri girdik, biraz dolaştık, yabancı bir arkadaşım bana mesaj attı. O da oradaymış. Benim de orada olduğumu söyledim, hatta arkadaşlarımın da yanımda olduğunu söyledim. Bir yerde buluştuk ve birlikte yemek yemeye gittik. Lezzetli bir burger yedikten sonra füniküler kullanarak İstiklal Caddesi’ndeki Türk Alman Kafesi’ne gittik. Üst kat dolu olduğu için oradan çıkıp yeni açılan EspressoLab’a geçtik. Kahvelerimizi yabancı olan arkadaşım ısmarladı. Saat sekiz buçuğa kadar konuştuktan sonra ben eve geçtim, onlar da metro ile evlerine, yabancı olan da metro ile Taksim’e geçti. Saat dokuz buçuk gibi de davet edildiğim housewarming partisine katıldım.