Uzun zamandan sonra ilk defa bir yazı paylaşıyorum. Yaklaşık 1.5 yıldır Riga’dayım, hala soğuk bir şehirde yaşamaya açılmaya çalışıyorum. Günlerden Çarşamba ve hava -8 derece. Dışarıda epey bir kar yağıyor, yerleri kar tutmuş. Geçen hafta Christmas’tan dolayı haftanın son üç günü tatildim, bu hafta da aynı şekilde, Çarşamba-Perşembe-Cuma günleri tatilim. Pazartesi işe döndükten sonra çok zor olacak, o kadar tatil yaptıktan sonra uyum sağlamak zor olacak.
Bu akşam için bir planım yok. Sabah Andriy ile kahvaltı yaptıktan sonra bilgisayarda bir şeylere baktık. Akşam da yemek yedik. Yemek yerken Gülsevim aradı. Kendisi şu an Cambridge’te ve cüzdanı ile ilgili bir sorun yaşıyordu. Durumu biraz acil olduğu için biraz onunla konuştum. Cüzdanını Edinburgh’dan Cambridge’e göndertecekti, DHL ile ama cüzdanın içerisinde para olduğu için parayla cüzdanı bir arada gönderemiyorlarmış. Cüzdanın içerisinde SIM kart vardı, önemli olan da oydu aslında. Onun dışında 40 pound ve 20 küsür dolar varmış. Hatta İskoç bir kadın da vardı, Windy. Çok tatlı bir kadındı ve bize yardımcı olabilmek için elinden gelenin en iyisini yaptı. Whatsapp üzerinden üç kişi konuştuk. Sonra bir şekilde hallettik ve Gülsevim’i biraz da olsa rahatlattı bu.
Akşam saat on bir gibi dışarı çıkıp Old Town’a gitmeye karar verdik. Saat dokuz ile on bir arasında çok kar yağıyordu, o yüzden gözüm pek kesmedi ama sonrasında dışarı çıkmaya karar verdik.
Old Town’a doğru yürürken bir çok kişinin otobüslerle oraya gittiğini, yürüdüğünü gördük. Demek ki millet de oraya gidiyor. İlk önce şehir meydanına gittik ve orada biraz fotoğraf, video çektikten sonra Old Town’daki Town Hall dedikleri yere gittik. Çok kalabalıktı. Hafiften kar yapıyordu, çok güzeldi. Herkes dans ediyordu. Çok güzel bir ortam vardı açıkçası. Biz de diğerleri gibi dans etmeye başladık. Sonra geri sayım yapıldı, küçük şampanya almıştık, onları içtik ve birbirimizin yeni yılını kutladık. Başkaları da kutladı 🙂 Havai fişekler patlıyordu, binalarda lazer görüntülerile birlikte ortam gayet iyiydi. Sonra herkes dans etmeye devam etti. Yarım saat daha orada kaldıktan sonra Christmas markete gittik. Orası daha da kalabalıktı, DJ parça çalıyordu ve insanlar sevdikleriyle güzel vakit geçiriyor, dans ediyorlardı. Çok kalabalık olduğu için orada pek kalmadık. Biraz fotoğraf çekildikten sonra bu kez başka bir yere gittik. Eve gideceğimiz yolun üzerindeydi. Orada da bir DJ vardı ve genellikle gençler vardı. Letonya’da insanlar eğlenceyi çok seviyor, hava daha iyi olsa eminim onlar da İspanyollar gibi olurlardı, her daim dışarıda olurlardı. Bir ara hava -11 oldu, ona rağmen millet dışarıda eğleniyordu. Biraz orada dans ettikten sonra eve doğru yürüdük. Bir ara sevdiğim bir şarkıyı çaldılar, yolun karşısına geçtiğimizde çalmaya başladı hatta. Sonra geri dönüp biraz daha dans ettikten sonra eve yürümeye başladık. Çok güzel bir geceydi, eve çok geç dönmedik.
Herkese sağlıklı, şanslı, bol kazançlı, huzurlu bir yıl diliyorum.
Mutlu olmayı becerebilmemiz gerekiyor, belki o zaman bir şeyler daha kolay olacak.
Happy New Year!
